|
|
|
TURİZMDE ALTIN DÖNEM TÜRKİYE'DE TURİZM Türkiye'de turizm sektörünün oluşması 1963 yılında başlamış ve tam anlamıyla, çağdaş bir turizm yapılanmasının gerçekleşmesi doğrultusundaki gerçekçi adımlar 1980’li yıllarda atılmıştır. Bu tarihe kadar kamunun turizm politikası oluşturma, yönlendirme ve destekleme konusunda bir etkinliğinden söz edebilmek mümkün değildir. Zaten, rakamlar da bu gerçeği ortaya koymaktadır. Burada, turist sayısı ve turizm gelirleri bakımından dünya ve Türkiye'yi karşılaştıracak olursak, özetle şunları ifade etmemiz mümkündür. 1980 yılında dünya genelinde turist sayısı 285 milyon, toplam gelir 92 milyar dolardı. Türkiye'ye 1980 yılında gelen toplam turist sayısı 1.2 milyon kişi, toplam gelir ise 327 milyon dolardır. Yaklaşık olarak o dönemde Türkiye olarak dünya turizm pastasından aldığımız gelirin miktarı %0,3 dolayındaydı. 1990 yılına gelindiğinde, dünyada toplam turist sayısı 455 milyon, toplam gelir ise 255 milyar dolara yükselmiştir. Aynı dönemde, Türkiye'ye gelen turist sayısı 4.8 milyon, toplam gelir ise 3.2 milyar dolara yükselmiştir. 1983-1991 döneminde turizm sektöründe yaşanan atılımın en somut göstergesi, 1980'li yılların başında dünya turizm pastasından aldığımız binde 3'lük payın 1991 yılına gelindiğinde %1,25'e yükselmesidir. 1980 - 1990 döneminde turist sayısı 4 kat, gelir miktarı ise yaklaşık 10 kat artış göstermiştir. Aynı şekilde, 1983-1991 yılları arasında turizm sektöründe yaşanan büyük atılımı, tesis ve yatak sayısındaki artışta da görmek mümkündür. Buna göre; 1980 yılı itibariyle Türkiye'de turizm belgeli tesis sayısı 511, yatak sayısı ise 82 bindir. Tesis sayısı, yüzde yüzün üzerinde artış göstererek, 511'den, 1260'a; yatak sayısı da yaklaşık 6 kat artış göstererek, 82 binden 498 bine yükselmiştir. 1980-1990 döneminde yaşanan büyük artış, 1983-1991 yılları arasında turizm sektörüne verilen desteğin ve teşviklerin sonucudur. Her alanda büyük bir atılım dönemini yaşayan Türkiye, turizm sektöründe de çok büyük bir atılımı yine bu dönemde gerçekleştirmiştir. O dönemde bu atılımı gerçekleştirmenin öncülüğünü yapan 8. Cumhurbaşkanımız Rahmetli Turgut Özal’ı, Turizm Bakanı olarak bir daha rahmet ve minnetle anmak istiyorum. 2000 yılı itibariyle dünyada toplam turist sayısı 697 milyona, toplam gelir ise 477 milyar dolara yükselmiştir. Türkiye'de ise aynı dönemde toplam turist sayısı 10.4 milyon kişiye, toplam turizm gelirleri ise 7.6 milyar dolara yükselmiştir. Bu da 1990 yılına göre, yani 10 yıllık dönemde, turist sayısında yüzde yüz artışı, gelirlerde ise yaklaşık %120 dolayında bir artışı ifade etmektedir. 1990-2000 yılları arasında ise yatak sayısı 568 bine yükselmiştir. 1980-1990 arasında tesis ve yatak sayısı %120 dolayında artış göstermişken, 1990-2000 yılları arasında ancak %10'luk bir artış gerçekleşmiştir. Bunun başlıca nedeni, 1992 yılından itibaren turizm sektöründeki teşviklerin kaldırılmış olmasıdır. Bunu herhangi bir dönemi eleştirmek için söylediğimi zannetmeyin. Çünkü ben turizm politikasını her türlü politikanın üzerinde ele alınması gereken bir konu olarak görüyorum. Dolayısıyla bu sadece bir durum tespitidir. Herhangi bir dönemi kötülemeye, yermeye veya övmeye yönelik bir takdim değildir. Bunu özellikle altını çizerek belirtmek istiyorum. Turist sayısı, tesis sayısı ve turizm gelirleri açısından son 30 yılı değerlendirdiğimizde, 1980-1990 yılları arasında çok büyük bir atılımın gerçekleştiğini görmemiz mümkündür. Bu dönemde planlama, tahsis ve teşviklerin uygulanmaya başlaması, turizm sektörünü, ülkemizin öncü sektörleri arasına taşımıştır. Bazı çevreler, turizm sektörüne yönelik teşviklerin, kör kuyuya akıtılan kaynaklar olduğunu savunmuşlardır. Bu yanlış bilgiyi de düzeltmek isterim: 1987-1991 yılları arasında devletin turizm sektörüne verdiği her 1 dolar nakdi teşvik, 25 dolar olarak geri dönmüştür. Bunun sonucunda turizm sektörü, en hızlı büyüyen ve en fazla katma değer oluşturan sektör konumuna yükselmiştir. Turizm sektörü dünyada da en hızlı büyüyen ve geleceğe yönelik hedeflerin sürekli büyüdüğü bir sektördür. Özellikle 1983-1991 döneminde Türkiye, turizm sektöründe katettiği mesafe bakımından, dünyada örneği olmayan bir atılımı yaşamıştır. Turizm sektöründe planlı dönemden önce, turizm gelirlerimiz, turizm giderlerimizin altında kalmaktaydı. Yani, negatif bir tablo söz konusuydu. Planlı dönemden sonra denge, ülkemiz lehine değişmiş ve bugün net 8 milyar dolar dolayında gelir getiren bir turizm sektörü gündeme gelmiştir. Bugün 8 milyar dolar civarında net gelir elde ettiğimiz turizm sektörünün temelleri, 1983'te başlayan ve 1991 yılında zirveye çıkan icraatların sonucudur. Bugün itibariyle tablo özetle şudur: Geleceğe yönelik planlama, yatırım, tahsis, teşvik ve dış tanıtım yönünde Bakanlığımıza ve sektöre daha fazla destek olunması halinde, turizm sektörü, Türkiye'nin lider sektörü olacaktır. Zaten bugün itibariyle turizm sektöründen elde edilen gelirler, toplam ihracat gelirlerimizin hemen ardında yer almaktadır. Ve %30’a yakın bir miktarı bulmaktadır. Yani, ihracat gelirlerinden sonra en büyük gelir kalemini, turizm sektöründen elde edilen gelirler oluşturmaktadır. Yarattığı katma değer, ayakta tuttuğu iş kolları, istihdama katkısı ve ekonomiye aktardığı kaynaklar itibariyle ülkemiz turizm sektörü, Türkiye'nin geleceğinde de aynı önemi ve etkinliğini yine öncü niteliğiyle devam ettirecektir. |